MENU

Beyaz Altın, Lityum – 1

Şarj Aleti

Tüm Telefonlar için Tek Şarj Aleti

30 Eylül 2010 Yorumlar (1) Okunma: 1694 Teknoloji

Beyaz Altın, Lityum – 2

Beyaz Altın, Lityum – 1 yazısının devamı olarak yazıyorum Bu yüzden uzatmadan devam edeceğim lityum ile ilgili 2. yazıma:) Önce 1.kısmı okumanızı öneririm…

Elektrikli Otomobiller ve Yeşil Teknoloji

Lityum İyon ArabaElektrikli otomobillerde kullanılabilen lityum-iyon bataryaları, elektrikli araçların yaygınlaşması ile lityum endüstrisini şekillendirecek gibi. Günümüzün hybrid arabalarının pillerinde nikel kullanılmaktadır; ancak, yeni nesil arabalarda nikel yerine lityum tercih edilecek. Sebebi, lityumun hem bilinen en hafif metal olması hem de lityum-iyon bataryalarının nikele göre 2–3 kat daha fazla enerji depolama özelliğidir.

Günümüzde dizüstü bilgisayarlarda kullanılan lityum karbonat pilleri, arabalarda kullanılacak lityum malzemelerle kıyaslandığında, arabalarda 100 kat daha fazla lityuma ihtiyaç vardır. Yani yeşil teknoloji devrimi, lityumu en önemli madenlerden biri hâline getirecek. Bu yüzden maden şirketleri, Şili ve Bolivya’nın yüksek rakımlı çöllerinden Kuzey Tibet platolarına kadar dünyanın en ücra köşelerini lityum bulma çalışmaları için didik didik etmektedir. Benzin denince akla nasıl Körfez ülkeleri geliyorsa, günümüzde lityum denince de akla Şili gelir.

Jeolojik araştırmalara göre, dünya lityum rezervlerinin % 27’si Şili’nin Salar de Atacama adlı antik göl tabanında bulunmaktadır. Atacama bölgesinde tuzlu kayaların içindeki suyun buharlaştıktan sonra geriye yağlı sarı renkli lityum minerali kalıyor.

Burada üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir nokta daha var. Bugün değişik alanlarda kullanmakta olduğumuz malzemelerin kaynağı olan elementlerin homojen bir karışım şeklinde dünyaya dağılmamış olması insanoğlu için büyük bir nimettir. Dünyanın her tarafına eşit miktarda dağılmış hâlde bulunan demiri, bakırı, çinkoyu vb. toplayıp işlemek ne kadar zor olurdu. Bu elementlerin, kendilerine has bileşikler şeklinde, ‘maden’ denen havzalarda insanın istifadesine sunulmuş olması büyük bir nimettir. Demek ki, her şey bir düzen, ölçü ve plân içerisinde, insanoğluna faydalı olacak şekilde yaratılmaktadır.

Hastalıkları Tedavideki Rolü

Günümüz ilâç sanayiinde sodyumun çok önemli bir yeri vardır. Normalde lityumun insan vücudunda bilinen bir fonksiyonu yoktur; ancak ilâçlarda kullanılan lityumun, sodyumun hücre içine girişini engellediği ve sinir iletiminin tabiî dengesini yeterince etkileyebildiği bilinmektedir. Bu sebeple lityum esaslı ilâçlar, beyin hücresine tesirlerinden dolayı kullanılmaktadır. Bu ilâçlar genelde, psikiyatride hem manik hem de depresif dönemleri içinde bulunduran, bipolar bozukluk adı verilen hastalıkta kullanılmaktadır. Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişi tarafından lityum esaslı ilâçlar kullanılmaktadır. Manik devresindeki hastaya lityumlu ilâç verildiği zaman belirtiler 1–3 hafta içinde normale döner. Lityum, bipolar hastalarda depresyon ataklarının ortaya çıkmasını engellemek ve intihar riskini azaltmak için de kullanılır.

Bilim ve teknolojinin ilerlemesi ile gelecekte, lityumun ve diğer elementlerin kim bilir ne tür özellikleri ortaya çıkacaktır. Çünkü Allah, bir şeye binlerce vazife yüklüyor. İnsana düşen, kulluk şuuru içerisinde her yaratılana yüklenen hikmeti ve faydaları, yine O’nun bize bahşettiği akıl-şuur-gayret üçgeninde ortaya çıkarmak ve insanlığın istifadesine sunmaktır.

İnsanlar eğer bu nimetleri araştırıp değerlendirmesini bilirse işte o zaman dünya herkes için daha yaşanılır bir hal alacaktır…

Etiketler:, , , ,

One Response to Beyaz Altın, Lityum – 2

  1. Cihan dedi ki:

    “Çünkü Allah, bir şeye binlerce vazife yüklüyor. İnsana düşen, kulluk şuuru içerisinde her yaratılana yüklenen hikmeti ve faydaları, yine O’nun bize bahşettiği akıl-şuur-gayret üçgeninde ortaya çıkarmak ve insanlığın istifadesine sunmaktır.” Keşke insanoğlu böyle güzel bir niyetle yapsa her işini. Yaptığı ve yapacağı işlerdeki gayenin, yalnız Allah c.c. rızası için olduğunu düşünerek hareket etse. İşte o zaman Allah’ın koyduğu ölçüleri aç gözlülükle aşma gayreti içinde olmaz, hakka, hukuka riayetsizlik etmezdi. Ölçüyü muhafaza eder; ıslah ediyorum zannıyla ekini ve nesli mahvetmezdi. Ancak imtihan dünyasının gereği olarak herkes tabiatının icabını yapacaktır ve ne ektiyse onu biçecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir