MENU

Türkçe mi? O ne qi yha?

Real Madrid ve Hayaller

01 Ağustos 2009 Yorumlar (25) Okunma: 654 Serbest Bölge

Osmanlı Devleti’nin Sebebi, Hürrem Sultan!

Hekese merhaba. Bir kaç gündür uğraştığım yazımı tamamlanmamış olsa da bugün sabredemedim ve bloğuma eklemek istedim:) Aklımda takıldı kaldı, yazmam gereken başka şeyler var. Malum henüz herşeyi yazacak kadar zaman olmadı daha:) Ama önce bunu yazmam lazımdı. Sanıyorum bir kaç gün içinde ufak tefek bazı düzeltmelerden sonra yazı kıvamına gelecektir:) Bir gün akşam yemeğinde belgesel izlemeye karar verdik, ev arkadaşımla. Normalde adetimdir hemen hergün bir sinema izlerim akşam yemeklerinde. Ozaman film izlemedik ve yemeğin yarısında ev arkadaşım “Belgesel var, bakalım mı?” dedi. E, sorulur mu! Tabi bakalım:) Belgesel osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman Han‘ı anlatıyordu. Nam-ı diğer, Mühteşem Süleyman‘ı! En çok ilgimi çeken 3 padişahdan birisi. Diğerleri ise; Fatih Sultan Mehmed Han ve Yavuz Sultan Selim Han. Belgesel müthişti. Ama sonları beni çok üzdü. Çünkü bir kez daha tarihimizi hatırlayıp bazı şeylerden yakındım. Sonlarında olan şey ise; Kanuni’nin Hürrem Sultan‘a aşık olması(daha doğrusu kanması) idi. Malesefki Hürrem onu kandırmış ve avucuna almıştı:( Hürrem, Hürrem dediğin ise 2 kaş 2 gözden ibaret… Güzel olsa içim yanmayacak 🙂 Ama işte affınıza sığınarak meşhur sözü dile getiriyorum, “Gönül bu. Aka da konar, Hürrem’e de!” öyle ya:) Bizimkinin ki de Hürreme konmuş :/ Peki kimdir bu Hürrem Sultan? Nedir? Necidir? … Oturdum araştırdım tabi ki;) Ama bazı konularda hala kesin bilgiler bulunmamakta. Bu yüzden yorumlarınızı buna göre dile getirin artık 🙂

Hürrem Sultan;

Sorma aşkın hâletin Mecnun’a bir dîvanedir,
Açma aşkın sırrını Ferhad’a kim efsânedir.
Sor bana aşkın rumuzun sânâ takrir eyleyen,
Can u baş terkin urur âşık hemen pervânedir.
”  Vay, vay, vay… Kanuni Hürremine döktürmüş gene:) İşte Hürreme olan aşkının en büyük kanıtlarından olan şiirlerinden bir alıntı! Sanata ve sanatçılara olan düşkünlüğü daha ilk günden anlaşılmıştı Kanuni’nin. Sadece bununla kalmamış, iktidarının ilk günlerinden kültürel faaliyetlere yaptığı aşırı harcamalarla Osmanlı‘nın hazinesini eritmeye başlamıştı. Osmanlı’nın en görkemli göründüğü zamanlardı desek yalan olmaz herhalde. Camiiler, hanlar, hamamlar, külliyeler, medreseler vs… Evet, güzel olmasına güzel de, “-de” ‘si var işte! O kadar servet gitti ama gelir bunu karşılamış sayılmaz. Sokullu Paşa çok uğraşmış kurtarmak için Devletimizi ama nafile… Güzel savaşlar ve fetihler yapıldı. Avrupa herzamanki gibi önümüzde tirtir titredi ve öncedende olduğu gibi ancak hain planlarla bizi yıkabileceklerine inanmaya devam ettiler. Bunca şeyden sonra olan oldu ve Kanuni, Hürrem’e gönlünü verdi:( Her yiğidin kalbine bir ok batar elbet, öyle değil mi! Neden bu kadar ahlanıp vahlandığımı anlatayım;

Efendim, bu Hürrem Sultan denen hanımın asıl adı Alexandra(kimi kaynaklara göre Anastasia) Lisowska imiş. Ama avrupada her ne hikmet ise Roxelanne adı ile tanınmaktaymış. Hürrem; şen, sevinçli, güleryüzlü, gönülaçan, taze, hoş anlamlarına gelir ve Farsça kökenlidir. Bu ismi ona Kanuni bizzat kendisi vermiştir. Ona bu ismi vermesindeki anlam ise; bu ismin ayrıca, özgür, köle olmayan anlamlarına gelmesidir. Şu var ki gerçekler saklanamaz, Hürrem bir köle idi. Ve gördük ki geldiği mevkiyi haketmemiş!

Güzelliği nedeniyle küçük yaşta(sanıyorum 13-14 yaşlarında)1520 tarihinde, bugünkü Ukrayna sınırları içinde bulunan Rohatyn şehrinden kaçırılmıştır. Bölge 1184-1939 yılları arasında Polonya Kırallığı sınırları içersinde bulunuyordu yani Lehler tarafından yönetiliyordu sanırım.  Bu yüzden Leh asıllı olduğu söylensede Slav asıllı olduğu düşüncesi daha baskındır. Babası yahudi imiş. Daha sonraları Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunulan Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Dişiliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi de bildi! Malesef:( . Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Bu, hain planlarının başlangıcıydı belkide… Daha sonraları Kanuni’ye bir çocuk vererek zevcelik mertebesine yükseldi. Osmanli Sultanlarının bir cariye ile evlenmeleri adetlere uygun olmamasına rağmen Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem(Roxalana) ile evlenmiştir. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu. Türlü oyunlarla Kanuni’nin kalbini ve güvenini kazandı. Sarayda kendine iyiden iyiye yer edindi. Evet, tıpkı filmlerdeki gibi, ama gerçek:)
Hürrem artık oyunlarına başlayabilir, türlü entrikalarla amaçlarına ulaşabilirdi…

NOT: Yazımın devamına başka bir makalede devam etmem gerektiğini düşünüyorum, sanırım ilk bölüm için bu kadarı yeterli:) 2. Bölümde ise kısaca entrikalarından bazılarını anlatarak yazımı tamamlamayı düşünüyorum;)
Entrikalardan uzak ve iyi niyetli bir yaşam dileklerimle 🙂

DİĞER YAZILAR:
==> Hürremin Entrikaları ve Hakettiği Son { Çok yakında;) }

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

25 Responses to Osmanlı Devleti’nin Sebebi, Hürrem Sultan!

  1. Moein dedi ki:

    Kendi evladini olduren bir padeşah nasil mohteşem yuzyıl oliyur?

  2. haydar kaybal dedi ki:

    Hürrem sultanlığa kurban olsun o bir vatan haini ve cehennem ehlindendir nice masum insanı katlettirmiştir. Masum bir evladı Mustafayı hain gibi gösteripte öz babası tarafından katledilmesine sebep olmuştur halen bir kafirimi savunuyorsunuz şu ayet size yetmiyormu ?

    Nisa Suresi 4. Ayeti Kerime : Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.

  3. kaplan dedi ki:

    bazı arkadaşlar doğru diyor çok bencil kinci hatun yanlız süleymanı değil osmanlının her kademesinde rol oynayarak büyük zarrarlar vermiştir.

  4. hürreme laf eden eller kırılsın dedi ki:

    ya galiba bu arkadas saraydan gelme yada muhtesem yy seneryosunu calmıs biyerden gercek hürremi kım biliyorkı bukadarbnm bır tarıh hocam vardı hürrem icin aklıyla zekasıyla bazı konularda osmanlıyı kalkındırdı derdi siz tarıhı dızıden ögrenıyosunuz ordan alıntı lafal yazı yazıyosun

  5. Koyu Hürremci dedi ki:

    sizin için söylemesi kolay siz hiç annenizden,babanızdan,kardeşinizden zorla koparıldınız mı ? gözünüz önünde annenizi,babanızı,kardeşinizi kaybettiniz mi? hemde küçük yaşta anne şevkatine baba şevkatine ihtiyacınız varken onlar yanınızda yok Hürrem sultan evlatlarını düşündü onların geleceği için savaştı iktidar oyununda kimse masum değil Mahidevran sultana bakılırsa oğluna sen veliahtsın padişah olacaksın benim aslan yiğidim sen de beni valide sultan yapacaksın diye sürekli laflar etmiştir kibirli bir kadındı onun gözü yükseklerdeydi araştırın sonra Hürrem sultana laf edin hayır işlemek suç değil en azından hayırlı bir yere gitmişti sevap işlemek için elinden geleni yaptı günahlarından arınmak istemiştir inanın zaten bütün günahlar iktidar oyunu yüzünden Şehzade Mustafa’yı Hürrem Sultan öldürttü diyorlar ona bakılırsa Mahidevran Şehzade Mehmed’e hastalıklı cariye göndermiş ve onu hasta etmiş sırf oğlu veliahtlıktan alınıp Şehzade Mehmed veliaht oldu diye onu öldürtmek için plan yapmış ve başarılı bir sonuç almıştı şehzade Mustafa’nın ölümünü Mahidevran sultan başlatmış sonucuna katlanmıştır Hürrem sultanın canından can kopardı o Hürrem sultan sadece karşılık verdi o kadar ölümüme kadar Hürremci olacağım ben sadece bildiklerimi söylüyorum yoksa birini kötülemek değil niyetim bilesiniz

  6. Leyla dedi ki:

    Muhtesem yuz Yil dizisi butun dunyada ilgi cekti.Simdede rus kanalrinde rus dilinde izleniyor.Her kesi isi gucu birakib bu dizi izliyorlar.Gercekten cok interesan bir tarih.Bu filmi izliyarak kim hak verecegimi bilmiyorum.Mahidevran sultana bir bayan olarak kendimi onun yerini koyarak ona cok hak veriyorum.Sultan Suleymani gercekten Hurrem kibi sevdimi bilmiyorum ama goz onunda baska kadine asik olmasi ve terk edilmesi cok aci bir durum ve bu durumde her hangi bayan vahseylesirdi belki.Ama Hurremde hayati icin savasdi evet ben koleyim diye haremde kalmadi.Tabiki yaptigi oyunler cok kotu.Saraydeki her kes ama boyle arkadan is yapiyordular.SIz ne dusuniyorsunuz kim hakli kim haksiz ?Kime daha fazla hak veriyorsunuz Hurremmme yoksa Mahidevran?Turkecem cok iyi degil hatalarim varsa kusuruma bakmayin ltf

  7. Koyu Hürremci dedi ki:

    irem bildiğime göre kanuninin 4 eşi vardı ama tek nikahlı olan Hürrem sultandı diğerleri ise,Fülane,Gülbahar(mahidevran),Gülfemdi kanuni başka kimseyle birlikte olmamış

  8. Koyu Hürremci dedi ki:

    irem bildiğime göre kanuninin 4 eşi vardı Fülane,Gülbahar(mahidevran),gülfem ve Hürrem sultandı

  9. Koyu Hürremci dedi ki:

    ceren sarı selim içkici değildi şehzadelerin hepsi içki içerdi ama hastalığı üzere hekim şöyle demiş alkolü çok içmeyin ama azar azar için demiş bunun başka çaresi yokmuş evet sarı selimin savaşlara çok çıkamamasının sebebi de hastalığıydı saraydan çıkması yasaktı hastalığı üzere. Bana inanmıyorsan araştırabilirsin

  10. Koyu Hürremci dedi ki:

    Serfiraz Sultan Osmanlıyı Nasıl Batırdı?

    Serfiraz Sultan’ı Cazibesine kapılan Padişah Abdülmecit masraflı bir düğünle evlendi. Serfiraz Sultan’ın lüks harcamaları, Saray Entrikalarına karışması, en görkemli sarayda yaşama isteği, ancak Avrupa’dan borç para alınarak karşılanabildi. İstanbul’da Saray Halkı ve paşalar saltanat sürerken Anadolu insanı aç ve perişandı.

    Serfiraz Sultan, uzun boylu, ince belli, “baygın bakışlı”, Fettan mı fettan… Görünüşü ise “Masum bir ceren” misali… Ama Kadın efendinin durumu biraz farklı. Koskoca Osmanlı Devletinin padişahı Abdülmecit’in “meftun olduğu” aynı yastığa baş koyduğu eşi. Osmanlı tarihinin 1855 yılı mühim olayları yazılırken Serfiraz Sultanın başının altından çıkanlar baş sıraya geçmiş. Serfiraz hanım, II. Mahmut devrinde getirilen saray kadınlarının fes ve yaşmak giymelerinin verdiği serbestlik ile “temaşa ederek” gözünü dışarı çevirmek geleneğini getirdi. Vakitli vakitsiz halk arasına çıktı.

    Gözüne kestirdiği güzel delikanlılara baka kaldı. Trabya taraflarında çalgıcılıkla uğraşan bir Ermeni delikanlısını da vuruldu. Küçük Fesli olarak bilinen Ermeni delikanlısı güzel şarkılar söylüyor ve iyi ney çalıyordu. Allah biliyor ya belki de davul ve zurna çalması da yerinde idi. Serfiraz Ermeni oğlanı ile gizliden gizliye buluştu. Yıldız sarayının korulukları onların gizli aşklarına sahne oldu. Ermeni delikanlısının aşkını gizleyemeden etrafına anlatması bir anda dikkatleri üzerine çekmesine sebeb oldu.

    Bir gün akşam üzeri Ermeni delikanlısı Beyoğlunda kahvehanede arkadaşları ile sohbet esnasında iken kapı açıldı. İçeri gözleri kan çanağına benzeyen kızgın vede hışımlı bir Arnavut zebanisi girdi. “A be küçük fesli zındığı nerede?” diye bağırdı. Tabancısını eline aldı. Ayaklarına doğru kurşunları sıkmaya başladı. Küçük Fesliyi vurmamıştı ama, korkudan da ödünü koparmıştı. Küçük fesli, derhal ailesi tarafından Büyükada’ya gizlenmek üzere saklandı. Olay örtbas edilmek istendi. Herkes biliyordu ki Serfiraz Sultan Ermeni oğlanı ile aşkı uğruna hesapsız kitapsız harcamalara girmişti.

    Avrupadan getirilen elbiseler sarayda hizmetçilere verilen bahşişler, sarsar ve kuyumculara verilen siparişler hesabı bir hayli kabarıktı. Küçük fesli, bir gün sahilden Beşiktaş’a çıktı. Mahalle arasından evine doğru giderken köşe başında iki kişinin saldırısına uğradı. Bıçaklandı. Ve tez zamanda öldü. Olay bir anda İstanbul’daki İngiltere, Fransa ve Rusya elçilerinin müdahale etmesine sebep oldu.

    Serfiraz hanım, saraya gelin olarak ve Ermeni delikanlısına aşık olmadan evvel, saray kadınlarının masrafları yılda ancak bin keseyi zor buluyordu. Serfirazla birlikte kadın efendilerin dışarı çıkıp, gizenmeye başlamaları, sefahat kapılarını aralamaları ile sarayın masrafları bir hayli kabardı. Sadece Serfiraz’ın yıllık masrafı 125.000 keseye ulaştı. Diğer masraflarla birlikte saray masraflarının toplamı 288.000 keseye ulaşmıştı. Saray kadınlarının, damat paşalarının yiyip içmesi, hadsiz hesapsız harcamalarda bulunmaları kısa zamanda Osmanlı bütçesinin büyük açıklar vermesine sebeb oldu.

    Tabii sınırsız harcamalara zamanın Maliye Bakanı Hasip Paşa ve Padişah Hazinesine bakan Muhtar Paşaların her isteyen saraylıya para ayırmaları sebeb oluyordu. Saray kadınlarının hazineyi yiyip bitirmesi Andolu ve Rumeli ordularının güç durumda kalmalarına da sebeb oldu.

    Serasker Rıza Paşa mevcut duruma karşı çıktı. Serfiraz’ın ve ona destek veren Maliye ve Hazine-i Hassa bakanlarının harcamalarının sınırlandırılmasını istedi. Olayı Serfiraz duydu. Kıyametler koptu. Gece olduğunda Padişah çok sevdiği Serfiraz’ın odasına geldiinde kapıları kapanmış olarak gördü.

    ”- Niçin açmıyorsun?” diye sorduğunda aynen şu cevabı aldı:
    – Rıza Paşa gibi bir heref bizim terbiyemize memur imiş. Bu surette biz edebsiz imişiz. Edebsiz olanlar böyle edebsizlik edebilir!…”Padişah yalvardı. Serfiraz’ın istemediği adamlaır devlet görevinden azledeceğini vaad etti. Öylece odanın kapıları açıldı. Karısının koynuna girdi.

    Saray kadınlarının artan harcamalarına kaynak bulmak için Fuad Paşa Avrupa banker piyasasında yüksek faizli borç aldı. Serfiraz’a ayda harcaması için 20.000 kuruş maaş bağlandı. Hatta Padişah kendisine hazineden verilen 15.000 kese paranın 5.000 kesesini götürüp Serfiraz’a teslim etti. 1850′li yılların sonlarına doğru Osmanlı’nın Rumeli’de sınır bekleyen vatanı koruyan ordularının toplam harcamaları yıllık 800.000 keseye ancak ulaşıyordu. Oysa aynı yıl saray masrafları ve kadınların harcamaları da aynı miktara ulaşmıştı. İstanbul’un namlı terzilerinden Rum asıllı Köçekoğlundan saraya gelen pusulada da “saray kadınlarının borcu 800.000 kuruş olarak” yazılmıştı…

    Vermek mümkün mü? Haydi bakalım Avrupa piyasasından biraz daha borç para bulalım… Maliye Nazırı’nın, Padişahının kafasını kurcalayan en öneli dert bu!… “Alışmış kudurmuştan beter” derler ya…. Türk tarihinde Serfiraz’ın ve onun gibileri varlığını da inkar etmek mümkün değil.

  11. Koyu Hürremci dedi ki:

    bir de hatırlatırım Şehzade Mehmet veliahtlığa çıkınca Onu Hastalığa kaptıran Mahidevran sultandı Hürrem Sultanın bir sözü ”sen benim canımdan bir can daha aldın Gülbahar bende senin canından bir can alacağım” diye yemin etmiş her şeyi Mahidevran Gülbahar başlattı

  12. Koyu Hürremci dedi ki:

    Siz onların aşklarına sürekli bir bahane buluyorsunuz Hürrem sultan sadece intikam almak istiyordu düşmanlarından. Üstelik evlatları vardı osmanlı da iktidar oyunu içerisindelerdi onlar hep ya kazanacaksın ya kaybedeceksin kazanan Hürrem sultandı üstelik osmanlı hazinesi yararlı bir yere gitti hayır işledi o sevap işledi siz bu sevaba karşı koyuyorsunuz cami yaptırmak günah değil sevaptır bunu da ben hatırlatmayayım sen kıyaslayamazsın ben koyu Hürremciyim üstelik şuan Hürrem sultan sayesinde karnını doyuran var tamam mı? mahidevrancı olduğunuz çok belli mahidevran çok kibirli birisiydi oğlunu anne sevgisi yerine taht sevgisiyle büyüttü kin besledi siz kimsiniz osmanlıyı çökerten bir sultan vardı telli haseki Hümaşah sultan osmanlıyı batıransa Serfiraz sultan bunu da aklınıza sokun hayır işlemek kötü bir şey değil üstelik Hürrem sultan en çok hayır işleyen sultandı osmanlı da

  13. ... dedi ki:

    ya anlamadığım şey muhteşem yüzyıl dizisine sürekli hakaretler ediliyor ne iş? o dizi olmadan kaç kişi osmanlı tarihin ilgi duyuyordu çoğu kşinin umrunda bile değildi.Ne zaman o dizi yayınlandı insanlar osmanlı tarihini araştırmaya başladı. mesela ben bu dizi yokken osmanlı tarihiyle pek ilgilenmezdim ama bu diziyi izleyince insan gerçekleri araştırmak istiyor.Dizide yanlışlar olabilir fakat hiç kimse o zamanla ilgili tam bir bilgiye sahip değil fakat hürrem sultanın entrikaları , oyunları ve Kanuni Sultan Süleymanı yönetmeye başladığı çoğu kitapta yazıyor..Yazı güzel omuş

  14. irem dedi ki:

    bence hürrem filmde daha güzel ama o osmanlı döneminde arkadaşlar bir sır var biliyormusunuz saraydaki hizmetçilerin yani kölelerin bazıları kanuni sultan süleyman ile ilişki sürmüş babası yavuz sultan selim kanuni sultan süleymanın annesi ile evlenmeden önce bir başka karısı daha varmış yavuz sultan selim karısını idam ettirerek öldürmüş sonra kanuni sultan süleymanın annesi ile evlenmiş ama onu çok sevmiş bu yüzden onunla evlenmiş diğer karısı ile evlenmemiş ama sonra oğulları doğmuşbüyümüş ve bu duruma düşmüş ama kanuni sultan süleyman 20 den fazla kadın ile ilişkisi vardır en sonuncusu hürrem sultandır

  15. MuhteşeMahidevran dedi ki:

    Ben hürremin en büyük ANTİsiyimdir herhalde,sadece entrikalarından dolayı değil,aynı zamanda devlete çok büyük zararlar vermiş,kötü karakterli bir sultan,fazla hıslı fazla bencil ve kinci,Kanuniyi kendisine kukla yapmış,iktidarı ele geçirmiş tebrikler hürreme,peki onun iktidar hırsının osmanlıya tek bir faydası bile olmuş mu?? empati kurmaktan bahsettiniz o zamn mahidevran hasekiyle,şehzade mustafaylada empati kurun,biri tahtı hakeden şehzade diğeri valideliği hakeden sultan,onların hayatı çok mu kıymetsizde hürreme suç bulmayıp onu temize çıkarmaya çalışıyorsunuz,mustafayı halkın,askerin,aydınların ne kadar sevip takdir ettiğini bilmiyo musunuz,bu denli yetenekli bir kişye sırf valide olmak için kıyan bir kişiye karşı çok yersiz bir hoşgörünüz var bence,kimse kusura bakmasında ben masum yiğit bir şehzadeye kıyan,birçok insanın hayatını kendi hırsları yüzünden mahvetmiş bir rus yılanına karşı sevgi besleyemiyorum,benım sevgım Mahidevran hasekiye,Mustafaya,Osmanlıyaa ,Rus yılanına değilll

  16. ceren dedi ki:

    hürrem çok entirikacı bir kadın ve kötü masum canlara kıymış.osmanlının başına sarı selim gibi içkici ve vasıfsız birini sarmıştır onu hiç sevmiyorum.

  17. Görkem FIRTINA dedi ki:

    Hürrem Sultan’ı objektif değerlendirmek gerektiği taraftarıyım.Çünkü herşeyden önce o bir kadın ve anne.Osmanlı Devleti gibi insani değerlerden son derece uzak olan bir devletin yedinci hükümdarı olan Fatih Sultan Mehmet’in yaptırım zorunluluğu bulunan kanunları yüzünden Hürrem Sultan sizin tabirinizle entirikalara başvurmak zorunda kalmıştır.Zira Mahidevran Gülbahar Sultan ile oğlu Şehzade Mustafa’yı bertaraf etmesse kendi canı ve çocuklarının canı tehlike altına girecekti.Hürrem Sultan’da çocuklarının ölmesi yerine başkasını öldürtürdü ve bunu da insani açıdan gayet olgun karşılamak gerekir.Şimdi soruyorum size empati kurarak kendinizi Hürrem Sultan’ın yerine ve dönemin şartlarında da yaşadığınızı göze alsanız siz ne yapardınız?

  18. Kemal ONUR dedi ki:

    @Şeref AKYÜZ; En kısa zamanda “Osmanlı Devleti’nin Sebebi, Hürrem Sultan!” isimli yazımızın devamını yazacağız. BURAYA tıklayarak RSS’e kaydolup sitemizi açmadan girilmiş yazı başlıklarını inceleyebilirsin tarayıcın üzerinden.

  19. Şeref AKYÜZ dedi ki:

    İkinci bölüm yazıldı mı acaba? Yazıldıysa ya da yazılacaksa rica etsem mail atabilir misiniz? Yine arada kontrol ederim ama takdir edersiniz ki bir unutulduğunda kolay kolay akla gelmiyor. İkinci kısmı kaçırmak istemem =)

  20. hürremin kanlısı mahıdevrenınn kankası dedi ki:

    ne zmaan çıkçak entrikalrıı çıksada okusakk çok merak ediyorumm ve hürremden nefrett ediyorumm gebersinn gitsin dicemdee zaten gebermişş her şey onun yüzündenn o olmasaydı herşey çok farklı olucaktı mustafa padişah mahıdevren haseki of off onu zaten saraydada kımse sevmiyodu bı bızım allahın saf süleyman sevioduu offf yaa lanet olsunn nası yedı koskoca padişah şu hurremıı cariye işte ne olcak bide güya intikam alcakmıştaa o kendını düşünüyoı başka bişey dill kemall onurr yazın ne olurr çatlıcammmm mahidevrannı çok sev iyorumm o zaten çok iyi bir kadınmışş sadece kıskançlıkk onu böyle yapmış yoksaa o kım zehirlemek kimm nese bu bölümdee süleyman onu affedicekk ohh be bu süleymandaa bi adam gibi bişi yapmışş :)ibrahimidee unutmamak lazım onudaa çok seviyorummm HÜRRREMM SENDEN NEFRETT EDİYORUM ,HERKESDE BÖYLEE SÖYLÜYOO.Neden bu dünyaya geldikii

  21. Kemal ONUR dedi ki:

    @hürrem, Herkesin tarihsel yorumu farklı olabilir. Bana hak vermeseniz de saygı duyduğunuza eminim. Yaşanmış bir çok şeyi, bazı söylentisel kaynaklardan öğrenmek durumundayız, bunlar da farklılık gösterebiliyor. Bu noktada kişisel yorum devreye giriyor. Ve diziden esinlerek yazdığımı düşünmeniz çok üzücü. Yazının tarihine bakarak bu konuda bilgi sahibi olabilirsiniz. Muhteşem Yüzyıl denen talihsiz dizinin “M”si dahî yoktu ortada bu yazı yazıldığında… Yine de konuyla ilgili bilgili bilgilerinizi ve yorumlarınızı dinlemekten zevk duyarım.

  22. hürrem dedi ki:

    Osmanlının sebebi hürrem diyecek kadar kendinizden emin olmanıza şok olduk. Hürrem sultan dizilere konu oldugu gibi entrikacı değil tam tersi alim bir kadındır. Osmanlının sebebi böyle lüzümsuz dedikodulara ciddiyete alan insanlardır. işlerini güçlerini bırakıp dedikodu yaptıkları için osmanlı yıkılmıştır.

  23. Kemal ONUR dedi ki:

    @Nazlı Mayıs, En kısa zamanda yazacağım. Çok fazla konu olduğundan sıra gelmiyor:) İLETİŞİM sayfasından bana rahatlıkla ulaşabilirsiniz…

  24. Nazlı Mayıs dedi ki:

    Kemal Onur’un 2. makalesini yazıp yazmadıgı hakkında bilgi verebilcek biri var mı ? yada nerde bulabilceğim hakkında?

  25. merve dedi ki:

    Sultanım, Padişahım;

    Yüzümü yere koyup, mutluluk sığınağı ayağınızın topraklarınızı öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve saadetimin sermayesi sultanım, eğer bu ayrılık ateşine yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap,gözleri yaş dolu, gecesi gündüzü belirsiz olan, hasret deryasına gark bi-çare, aşkınız ile müptela, Ferhat ile Mecnun’dan beter şeyda kölenizi sorarsanız; ne zamandır ki sultanımdan ayrıyım, bülbül gibi ah u feryadım dinlemeyip, ayrılığınızdan dolayı öyle bir halim var ki, Allah, kafir olan kullarına dair vermesin.

    Benim devletim, benim sultanım, özellikle, bir buçuk ay olduğu halde sizden bir haber gelmemesi yüzünden, Allah biliyor ki , hiçbir şekilde rahatlık yüzü görmeyip, gece gündüz ağlayıp, kendi hayatımdan el çekip, cihan gözüme dar oldu. Ne yapacağımı bilmeden ağlayıp gözyaşları içinde gözüm kapıları gözlerken, ol ferdü rabbü’l alemin, aleme rahmet eden subhan-ı Yezdan, cümle aleme inayet nazarın edip, fetih haberi ve müjdeli haberlerini yetiştirdi. Ve bu haberi işitince Allah biliyor ki, benim padişahım, benim sultanım, ölmüş idim taze can buldum.

    ���Benim Sultanım, şehir hakkında soracak olursanız; şimdilik henüz hastalık devam etmektedir. Ancak önceki gibi değildir. İnşallah Sultanım gelince, Allah’ın inayetiyle de geçer gider. Azizlerimiz, hazan yaprağı dökülünce geçer derler.

    Benim Sultanım, sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye, tazarru ve iltimas ederim. Zira ki, billah yalan değil, bir iki hafta geçip de ulak gelmezse alem gulguleye gelir. Türlü türlü sözler söylenir. Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayın.

    Hürrem

    bak da gör nasıl kanmış Kanuni.
    kanmamak eldemiymiş..AH BU KADINLAR 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir