MENU

Mehdi ve Deccal Şahs-ı Manevi Midir?

Altın Çamura Düşmekle Pul Olmaz…

26 Ağustos 2009 Yorumlar (4) Okunma: 801 Serbest Bölge

Mehdi ve Deccal Şahs-ı Manevi Midir?-2

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. En son yazdığım, Mehdi ve Deccal Şahs-ı Manevi Midir? başlıklı yazımın devamını yazmak istedim bugün. Takdir edersiniz ki bu ciddi ve ayrıntılı konu için 2 dizi yazı çok değil:) Umarım sorularınıza cevap bulursunuz…

——
Elbette o kuvvet-i azimedeki bir hamiyet-i aliyye feveran edecek ve Hazret-i Mehdi başına geçip, tarik-i hak ve hakikata sevkedecek. Böyle olmak ve böyle olmasını; bu kıştan sonra baharın gelmesi gibi, adetullahtan ve rahmet-i İlahiyeden bekleriz ve beklemekte haklıyız.
İkinci işaret, yani Altıncı işaret: Hazret-i Mehdi’nin cemiyet-i nuraniyesi, Süfyan komitesinin tahribatçı rejim-i bid’akârânesini tamir edecek; sünnet-i seniyyeyi ihya edecek; yani âlem-i İslamiyette risalet-i Ahmediyye (s.a.s.) inkâr niyetiyle Şeriat-ı Ahmediyyeyi (s.a.s.) tahribe çalışan Süfyan komitesi, Hazret-i Mehdi cemiyetinin mucizekâr manevî kılıncıyla öldürülecek ve dağıtılacak.
Hem âlem-i insaniyette inkâr-ı Uluhiyet niyetiyle medeniyet ve mukaddesat-ı beşeriyyeyi zir ü zeber eden Deccal komitesini, Hazret-i İsa (aleyhissalâtu vesselâm)’nın din-i hakikisini İslamiyet’in hakikatiyle birleştirmeye çalışan hamiyetkâr ve fedakâr bir İsevî cemaati namı altında ve “Müslüman İsevîler” ünvanına layık bir cemiyet, o Deccal komitesini, Hazret-i İsa aleyhisselam’ın riyaseti altında öldürecek ve dağıtcak; beşeri, inkâr-ı Uluhiyetten kurtaracak…
Şu mühim sır pek uzundur. Başka yerlerde bir nebze bahsettiğimizden, burada bu kısa işaretle iktifa ediyoruz.
On yedinci Mesele: Rivayette var ki: “Deccal çıktığı gün bütün dünya işitir ve kırk günde dünyayı gezer ve harikulâde bir eşeği vardır.”
Allahu a’lem, bu rivayetler tamamen sahih olmak şartıyla te’villeri şudur: Bu rivayetler mu’cizane haber verir ki: “Deccal zamanında vasıta-i muhabere ve seyahat o derece terakki edecek ki, bir hâdise bir günde umum dünyada işitilecek. Radyo ile bağırır, şarkgarp işitir ve umum ceridelerinde okunacak. Ve bir adam kırk günde dünyayı devredecek ve yedi kıt’asını ve yetmiş hükümetini görecek ve gezecek” diye, zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyo, şimendifer, tayyareden mu’cizane haber verir. Hem Deccal, deccallık haysiyetiyle değil, belki gayet müstebid bir kral sıfatiyle işitilir. Ve gezmesi de, her yeri istila etmek için değil, belki fitneyi uyandırmak ve insanları baştan çıkarmak içindir. Ve bindiği merkebi ve himarı ise, ya şimendiferdir ki, bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı, diğer kulağı yalancı cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş. Düşmanlarını ateşli başına, dostlarını ziyafetli başına gönderir. Veyahud onun eşeği, merkebi, dehşetli bir otomobildir veya tayyaredir veyahud.. (sükut lazım!)
On dokuzuncu Mesele: Rivayetlerde, ahirzamanın alâmetlerinden olan ve Al-i Beyt-i Nebevîden Hazret-i Mehdi’nin (radıyallahu anh) hakkında ayrı ayrı haberler var. Hatta birkısım ehl-i ilim ve ehl-i velayet, eskide onun çıkmasına hükmetmişler.
Allahu a’lem bissavab, bu ayrı ayrı rivayetlerin bir te’vili şudur ki: “Büyük Mehdi’nin çok vazifeleri var. Ve siyaset âleminde, diyanet âleminde, saltanat âleminde, cihad âleminde çok dairelerde icraatları olduğu gibi.. her bir asır me’yusiyet vaktinde, kuvve-i maneviyesini te’yid edecek bir nevi Mehdi’ye veyahud Mehdi’nin onların imdadına o vakitte gelmek ihtimaline muhtaç olduğundan, rahmet-i İlahiye ile her devirde belki her asırda bir nevi Mehdi Al-i Beyt’ten çıkmış, ceddinin şeriatını muhafaza ve sünnetini ihya etmiş.Mesela: Siyaset âleminde Mehdi-i Abbasî ve diyanet âleminde Gavs-ı Âzam ve Şah-ı Nakşibend ve aktab-ı erbaa ve on iki imam gibi Büyük Mehdi’nin bir kısım vazifelerini icra eden zatlar dahi, Mehdi hakkında gelen rivayetlerde, -medar-ı nazar Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) olduğundan- (rivayetler) ihtilaf ederek, bir kısım ehl-i hakikat demiş: “Eskide çıkmış.” Her ne ise. Bu mesele Risale-i Nur’da beyan edildiğinden, onu ona havale ile, burada bu kadar deriz ki:
Dünyada mütesanid hiçbir hanedan ve mütevafık hiçbir kabile ve münevver hiçbir cemiyet ve cemaat yoktur ki, Al-i Beyt’in hanedanına ve kabilesine ve cemiyetine ve cemaatine yetişebilsin.

Evet yüzer kudsî kahramanları yetiştiren ve binler manevî kumandanları ümmetin başına geçiren ve hakikat-ı Kur’aniye’nin mayası ile ve imanın nuriyle ve İslamiyetin şerefiyle beslenen, tekemmül eden Al-i Beyt, elbette ahirzamanda şeriat-ı Muhammediyeyi ve hakikat-ı Furkaniye’yi ve sünnet-i Ahmediye’yi (a.s.m.) ihya ile, ilan ile, icra ile başkumandanları olan “Büyük Mehdi”nin kemal-i adaletini ve hakkaniyetini dünyaya göstermeleri gayet mâkul olmakla beraber, gayet lazım ve zaruri ve hayat-ı ictimaiye-i insaniyedeki düsturların muktezasıdır.”
[İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi]

NOT1: Anlaşılması zor gelse de genel olarak bizim dilimizdir! Arapça ve farsça sözcükler tabii olarak bulunmaktadır ve Bediüzzaman Said Nursi’nin eserleri olan Risale-i Nur Küliiyatı’ndan alıntılar da mevcuttur.
NOT2: Bediüzzaman Said Nursi, yaklaşık 80-90 yıl önce yaşamış bir alimdir ve ilim dehasını zamanında kanıtladığı için Bediüzzaman(zamanın Alimi) sıfatını kazanmıştır.

Etiketler:, , , , , , , , , ,

4 Responses to Mehdi ve Deccal Şahs-ı Manevi Midir?-2

  1. burak delice dedi ki:

    mehdi süfyan ve deccal bir şahıstır ve bu şahısların da temsil ettikleri şahsı manevileri yani cemaatleri vardır nasıl ki her asırda gelen müceddidler bir şahsdır elbette cemaatleri vardır zira cemaatsiz bir zaT en büyük müctehid olsa müceddid yada ferid olsa yapacakları sınırlıdır lakin bir
    şahsın temsil etmediği cemaatin milyonlar efradı olsa şer yada hayr noktasında yapacakları akim kalır

  2. Kemal ONUR dedi ki:

    @klipmekanı, derin bir konu ama yinede bir fikir verebilir diye yazdım. Beğenmene sevindim.

  3. klipmekanı dedi ki:

    Paylaşım için teşekkürler kardeş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir