Türkçe mi? O ne qi yha?
“Türkçe mi?“ kısmı mı, yoksa, “O ne qi yha?” kısmı mı? Evet! Hangisi Türkçe yazılmış soruyorum size! Tahmin ediyorum ki (daha doğrusu umut ediyorum ki) bir çoğunuz “Türkçe mi?” kısmını tercih ettiniz. Sizin için doğru olanı bulmak çok zor olmasa gerek, ŞİMDİLİK! Peki 10-15-20 yıl sonra…?
Sen de mi Brütüs?!
MERHABA! sa, mrb, nbr vs… Değil! Var mı, Türkçe bir MERHABA gibisi?? Makaleme başlama tarzımdan da anladığınız gibi bu konuda çok ciddiyim. Özür dileyerek devam etmek istiyorum. Bizim annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz… Gayet öz ve doğru bir Türkçe ile konuştukları halde bizler, teknoloji esiri olarak bu hallere geldik. Biz bu haldeyken çocuklarımız/gelecek nesiller ne halde olacaklar? Varın siz tahmin edin! Belki hoş bir örnek değil ama açıkçası bu konuda kimseyi hoş göremiyorum:/ Örnek vereyim; siz hiç bir domatesin yahut bir yemeğin aniden bozulduğunu gördünüz mü? Tabi ki bu biyolojik olarak mümkün değil! Hızlı olabilir ama asla birden bire olamaz. Bu şekilde düşünebilirsiniz.
Türkçemiz de bu şekilde yavaş yavaş çürüyecektir. Eğer biz müdahale etmezsek! Şimdi insanların Türk dilini kullanarak Türkçe ile alakasız kelimeler/cümleler kurmalarına izin verir onlara doğruyu anlatmaz/göstermezsek, ileriki zamanlarda bizim de dilimiz bozulabilir hatta başkalarının dilini de bozacak hale gelebiliriz farkında olmadan!
Sadece bununla kalsa yine iyi. Acırım acırım da, geleceğimize acırım. Bir ülkenin; dini, dili, bayrağı, örf ve adetleri kültürüdür! Kültür giderse bir şey kalır mı geriye? Bizim tarihte bir dinimiz, bir dilimiz ve bunlarla yoğrulmuş bir kültürümüz var.
Türk ana diline sahip olduğu halde, kalkıp da saçma sapan şekillerde, elin yedi yabancısının kültürüne özenenleri, “Altında son model araba varken kendini düşük hissedip de arabayı bırakıp külüstür bir bisikletle hava atmaya çalışanlara benzetiyorum!”
Öyle değil mi? Bence öyle. Tüm dünyayı etkilemiş hatta yüzyıllarca dünyaya barış ve adaletle hükmetmiş bir milletin evlatları olan bizler, neden en köklü ve zengin dillerden olan güzelim Türkçemiz’i bırakıp gider Almanca, İngilizce bilmem nece gibi dilleri kullanırız! Bu dilleri en başta tabi ki bizim bilmemiz gerekiyor ama Turqche ile qarıshık deqil! Her dilin kültürü, değeri farklı/ayrıdır. Hepsinin de bilinmeye değer olduğunu düşünüyorum. Fakat nedir bu ana dilimizi yabancılaştırma derdi bunu anlayamıyorum! Neden kendi ülkende, kendi insanlarınla kendi kültüründen bir şeyler paylaşırken ana dilini kullanmak yerine karışık ve hiç anlamı olmayan şeyler yazarsın/konuşursun be kardeşim! Madem o kadar meraklısın, ya tam olarak herhangi bir dili konuş adabına uygun olarak ya da ADAM GİBİ TÜRKÇE KONUŞ! Sert çıktığımın farkındayım ve her ne kadar haklı olduğumu düşünsem de iyi niyetimin göstergesi olarak bu tip konuşan arkadaşlardan af diliyorum. Lütfen Türkçemiz’i Türkçe Konuşalım!!!

Sizlere bu yazıyı yazmama sebep olan güzel makaleyi taktim etmek istiyorum; Türkçe, Türkçe Yazılır. MSN Türkçesiyle Değil .
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum ve aynı şekilde bu konuda hassas olmanızı da!
İyi akşamlar…
Benzer bir yazı bulunmuyor.

Emo gençliği mahvetti güzelim dilimizi
O ayrı bir mesele zaten!:) O arkadaşların konuşmaları, tavırları, düşünceleri… Allah yardım etsin ne diyim:(
Batı ülkeleri sürekli olarak gelişmişliğin, dolayısıyla medeniyetin temsilcileri olarak tanıtılmış. Teknolojik ve ekonomik geri kalmışlığımızın nedeni olarak da dinimiz,örf ve adetlerimiz gösterilmiş. Yaşam tarzımız, yani bizi biz yapan bütün değerlerimiz; Avrupa’lının yaşam şekline göre yeniden biçimlendirilmek istenmiş. Ortaya da arada sıkışmış bir kültür çıkmış. Ne Avrupa’lı bizden razı olmuş; ne de İslam ülkeleri bizi bağrına basmış. İşte günümüzde de Türkçemiz dahil pek çok hususta bu arada kalmışlığımızın sebep olduğu ve gittikçe artan kültürel erozyonu yaşıyoruz malesef.
“Batı ülkeleri sürekli olarak gelişmişliğin, dolayısıyla medeniyetin temsilcileri olarak tanıtılmış. Teknolojik ve ekonomik geri kalmışlığımızın nedeni olarak da dinimiz,örf ve adetlerimiz gösterilmiş.”
Bu söz sanırım anlayana yeter:) Geçenlerde daha öncede bir kaç defa olduğu gibi Osmanlı Devleti ile ilgili bir kaç belgesel izledim de yıkılma dönemimiz Kanuni’nin son zamanlarında başlamış, yani yıkılmadan 300 yıl önce! SEBEBİ İSE; DİNİMİZDEN VE KÜLTÜRÜMÜZDEN UZAKLAŞMAMIZ!!!
Yazının verdiği mesaj ve konusu çok güzel. Bu konudan ben de çok dert yanıyorum. Konuyla alakalı bloglarım da var. Ancak bu yazıda da bâzı hatalar gördüm. Mesela:
* ‘Türkçe dili’ denmez, ya ‘Türkçe’ denir ya da ‘Türk dili’.
* Karikatürde de belirttiği gibi bağlaç olan ‘de’ ayrı yazılır.
Bunun gibi bâzı hatalar daha mevcut. Sanırım dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar onlar da.
Umarım yanlış anlamamışsınızdır.
Yanlış anlamak mı? Sizce öyle bir lüksüm var mı? :) Aksine teşekkür ederim. Pek vakit ayıramıyorum bu yüzden imla hataları olabiliyor malesefki, böyle bir yazı da bile :/ Beğenmenize sevindim, umarım alıcılarına ulaşır mesajım:)
[...] değiştirdim falan… İnsan bir şeyler karalar değil mi! Ama yok, olmayınca omuyor. Son makalemi 25 Temmuz’da yazmışım:( Kuzenin de dediği gibi bazen insan duraksıyor hatta hiç [...]
Cemil Meriç der ki: “Bir milletin kamusuna (sözlüğüne) uzanan el, namusuna uzanmış demektir.” Yazının içinde verdiğin mesajlarla örtüşen bu söz Türkçemizin bugün geldiği içler acısı durum karşısında bizim “pozisyonumuzu da” özetlemiyor mu?
“Türkçe, ağzımızıda anamızın ak sütü gibi temiz ve helal olmalıdır” derken Yahya Kemal ve bir zamanların en güzel Türkçe yazan şairi iken; benim bugünkü liselim Yahya Kemal şiirini anlamıyor; İstiklal Marşı dizelerinin manasını çözemiyor; Türkçe’yi sms diliyle yazıp, türkilizce konuşuyor.
Türkçe’nin yanlış kullanılması konusunda kaleme aldığın bu yazı için sana her şeyden önce Türkçe konuşan, yaşayan biri ve bir Türkolog olarak teşekkür ediyorum.
Yazında gözüme çarpan yazım yanlışlarının doğrularını yorumumun sonuna hemen eklemek istiyorum:
“…hoşluk gösteremiyorum” değil “…kimseyi hoş göremiyorum” ya da “…kimseyi hoş karşılamıyorum”
“tabii ki” değil “tabi ki”
Herhangi bir soru sorulmadıysa cümleye durup dururken “Evet”le başlanılmaz. {Cenk Koray amcamızın kemiklerini sızlatmayalım}
“…ilerki zamanlarda” değil “ileriki zamanlarda” (konuşma diliyle yazılmaz)Ayrıca o cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu da var :/
“…kavrulmuş bir kültürümüz”den ziyade “…yoğrulmuş bir kültürümüz” ifadesi daha güzel sanki.
“Ana dil” ayrı yazılır.
“Sebeb” değil “sebep”
Cümlelerin sonunda soru işareti ??! vs bol keseden kullanılmaz. Farkındayım vurgu yapmaya çalışıyorsun ama bu bile sms diline kaçıyor.
Düzeltmeleri ciddiye alacağını ümit ediyorum. Tekrar tebrik ederim hassasiyetinden dolayı.
Şimdi kalkıp; “Bilerek yazdım, okurların ilgisini ve dikkatini çekebilmek için…” diyerek işi kıvırabilirim(!) ama sanıyorum kimse yemez:) Şaka bir yana, tabi ki her yanlışa bir mazeretim var:) Ayrıca cümle sonlarındaki fazlalık işaretlerin vurgu yapmak istediğimi anlatmalarına sevindim, yanlış bir yolla da olsa hislerimi anlatabilmişim ne güzel(!) :) Dikkatiniz ve uyarılarınız için çok çok teşekkür ederim. “Açığınızı aramaya başlıyorum bugünden itibaren bu öğrendiklerim ile, söylemedi demeyin.”:p İyi günler.
Uğur arkadaşımızın bahsettiği gibi, emo denilen grup güzelim Türkçemizi mahvetti..
@Fatih YILDIZ, evet söylediğim gibi katılıyorum sizlere. Bu arkadaşların anadilimizi mahfetmelerine izin vermememiz gerekiyor. Cem Yılmaz’ın da dediği gibi “Eğitim Şart” :) Bu emoları eğitmemiz gerekiyor malesef.
Yeni nesil çok berbat. :)
Zaten ne çıkıyorsa Emolardan çıkıyor. Bu arada karikatürde harika olmuş.
[...] 27) Kemal Onur | Türkçe mi? O ne qi yha? [...]
her türlü siteye baktım bunun kadar güzelini görmedim
Kolay değil, batı kültürümüzle yüzyıllardır oynuyor. Bence bu gün en vahim durumdayız. Bunun farkında olanlar yok mu, var tabi ama bilmiyorum… İnşallah Allah yardım eder de benliğimize geri döneriz…
Özenti gençlik işte
Ehehe, bu kadar güzel şey yazılmış çizilmiş de, üstteki karikatürde “de” ayrı yazılmaz.
@Burak, Oradaki “de”nin ayrı yazılması cümle anlamını değiştiriyor. Hata yok, vurgu var:)
“Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum ve aynı şekilde bu konuda hassas olmanızı da!”
Bu yazının üzerine hala şiddetle tavsiye ediyoruz ! umarım ne demek istediğim anlaşılmıştır. Önce kendimizi düzeltmeliyiz; bence insanlardan birşeyler beklemeye hakkımız olsun.