MENU

“Pardon, Hava Teknik Okullar Komutanlığı Nerede?”

Nazar Etmeyin N’olur, Çalışın Sizin de Olur

09 Kasım 2010 Yorumlar (2) Okunma: 255 Günlük

Bunun da Başlığı Olmasın…

UmutGünlük kategorisinin 39. yazısını “parmaklarım geri giderek” yazıyorum 🙁 Malumunuz bizim sermayemiz bilgi, tecrübe ve bunların işlevselleşmesini sağlayan ellerimiz:) Bugün yarın derken oldu epey yazmayalı.

Bir çok arkadşın blogunda karşılaşıyorum “yazamama” sorunuyla. Belki kızanlar olacak ama aslında bu eleştiri kendime, kimse alınmasın;) Yazamıyorsa bir insan sanıyorum bunun nedenlerinden biriside “kaygı”dır. Acaba ne yazsam, nasıl yazsam vs… derken, iş işten geçiyor ve “artık yazılmaz ki :(” haline geliyor. Eğer bir amaç gütmeden, sadece yazmak için yazarsak sanıyorum bizi arkamızdan çeken o “isteksizlik” büyük oranda kaybolacaktır.

Tıpkı şuan benim yaptığım gibi. Söylemek istediğim çok şey olsa da söylemem gerektiğini düşünüyorum. Bu da beni “yazmamaya” götürüyor. İyisi mi bir şeyler yazmak. Tabiri câizse “hırsımı çıkarıyorum” 🙂 Bugün çok temkinli yaklaştığım bir fırsatı teptim. Belki de kesinleşseydi bile zaten geri çevirecektim. Ama mesele o değil, bu imkanın benim hatam yüzünden elimden kaçması.

Üzülmüyorum. İnsanların bir şeylerin değerini anlamak veya başka fırsatların kıymeti bilmek için bazı şeyleri kaybetmesi veya bazı fırsatları kaçırması gerekiyor. Bunun kısa tanımı “tecrübe” 🙂 Boşuna, “Tecrübe, istediklerimizi elde edemediğimizde kazandıklarımızdır.” dememişler, değil mi? Bazen belkide hiç olmayacağını bile bile fırsatların peşinden koşuyoruz bazen ise kesinliği ağır bassa bile yeteri kadar ilgilenmiyoruz. Açıkçası böyle durumlarda zamanı “herkesin bu durumu unuttuğu, bununla ilgili konuşmaların bittiği” zamana almak istiyorum:) İyi fikir?

Bir süredir canımı sıkan olaylar silsilesine bugün bir kaç tanesi daha eklendi. Bir kısmı güzel İzmir’in süprizleriydi… Sağolsun eksik etmiyor. Hergün bir başka duamı(!) alıyor, annesine minnet(!) ediyorum bu güzide megaköyün:) İzmir… Bak saptırdınız konuyu hı! 🙂 Yazının başında diyecektim ki, “yazamıyorum ama bu yazıcak bir şey olmadığından değil”. Aksine… O kadar çok şey yaşanıyor ki bir yerden sonra, “nereden başlasam ki” diye düşünme gafletinde bulununca bir de bakmışsın ki artık çok geç.

İlk fırsatta öncelikle bahsedeceğim konu “İzmir Blog Yazarları Görüşmesi” olacak. Dilim döndüğünce aktaracağım. 2.si, blogun geçmişi, gidişatı ve geleceğiyle ilgili düşüncelerim olacak. Daha sonra bir kaç konu daha paylaşırsam eteğimdeki taşları dökmüş sayılırım:) Sonra işin diğer keyifli kısmı olan teknoloji formatına bir U dönüşü yaparız? 😉

Bedenimde hissettiğim yorgunluk uykusuzluğunda etkisiyle zirve yaptı. Göz kapaklarım sürekli görüş açıma engel olarak monitörümle aramıza giriyor:) Sanırım birazdan düşecekler 🙁 Bu bana bir şeyler ifade ediyor. Mesela uyku? 🙂 Malesef ki yarın iş yok, yarınki(00.56 – bugün) dersimi iptal etmiştim… Oturup yapmam gerekeni yapacağım evde, çalışacağım…

Mirkelam’ın da dediği gibi, “Geçip giden, zamanları, bir yerlerde bulsam. Sonra üzülsem, üzüldüğüme üzülsem…”. Videoyu izleyip kendinizi şarkının rahatlatan ritmine bırakın, hayallere dalıp hatıralarınızı yâd edin. Kaçırılan fırsatlar önemli değil, gelecek olanları düşünün… İşte o güzel klip:

2 Responses to Bunun da Başlığı Olmasın…

  1. Kemal ONUR dedi ki:

    @suat, Tanışalım tabi abi:) 7 Kasım’daki izmir blog yazarları görüşmesinde bekliyordum ama olmadı :/ Anlatım tarzımı beğenmene çok sevindim, teşekkürler:)

  2. Suat dedi ki:

    Ne denebilir bu yazı üzerine bilmiyorum. Ama ben anlattıklarından daha çok, anlatış biçimine hayran kaldım. İşlerin yolunda gider inşallah ne diyelim 🙂
    Birde en kısa zamanda seninle tanışıp yüz yüze görüşmek isterim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir